
KOLTUKLARIN ALTINDA
Geçiyorsun
hâlâ
belleğinin içinden
yollar boyunca
— geliş gidişler —
ayrıntılarla çevrili
küçük kalıntılar
derinde hâlâ sana dokunan
duyumların
yuvarlanmış taşlar
çiğnenmiş patikalar
senin küçük
ıssız toprakların
karanlıkta hâlâ
parıldayan
ateş çırpıları
yaşlı tenini ısıttığın
kahverengi kadife
koltukta
hâlâ düşlediğin yerde
bahçeyi çevreleyen
yolları
— geliş gidişler —
ve sizi ayıran
yarı
saydam katmanların
ardında
yukarı çıkan
plastikleşmiş anılarını
&
SOUS LES FAUTEUILS
Tu passes
encore
dans ta mémoire
le long des allées
— des allées et venues —
bordées de détails
petits restes
de sensations qui te touchent encore
au fond
pierres roulées
sentiers foulés
tes petites terres
désolées
qui brillent encore
dans le noir
brindilles de feu
où réchauffer ta peau vieillie sur le fauteuil
en velours brun
où tu rêves encore
des allées
bordant le jardin
— des allées et venues —
et du ravin quoi vous sépare
derrière des couches
en transparence
tes souvenirs plastifiés qui remontent
au bord
du fauteuil jauni par le temps.
