Pascal Mora

Doğal dünyada filizleniyor şehir Paylaşılan ayinlerin toprağında. Geçmek için bir semtten diğerine Ben, bugünün adamı Ata yadigârı belleğimle Kat ediyorum çayırları Islak peygamberçiçeği hazinelerini. Gelinciklerin üzerini adımlıyorum ve düğünçiçeklerinin Yürüyorum usulca Sözle anlatılamayacak anların üzerindeymiş gibi. Aşıyorum makiliğini metinlerin Kimsesiz kalmış sözcüklerin böğürtlenini.


&


La ville germe dans le monde naturel Dans la terre des rites en partage. Pour passer d’un quartier à l’autre Moi l’homme d’aujourd’hui Avec ma mémoire d’ancêtre, Je traverse les prés Trésors de bleuets mouillés.

Je foule coquelicots et boutons d’or Aussi doucement que si je marchais Sur le trésor des moments indicibles. Je franchis le maquis des textes, La ronce des mots délaissés.