Laure Gauthier

EV 1


Ne evleriniz var bende

ne şatolarınız

Yinelemiyorum hiçbir şeyi

yeniden söylerken bile cümlelerinizi kendim için, lakin içimde hiçbir şey bir daha öncesine dönmedi

kim söz edebilir bundan bu kadar?

Bırakmak gerekir herkesi, sizi taş duvarlarla kuşatmak


Ve tüm şehir ellerini daldırdı içime, yalnızca köklere inanarak bulmak için kendini

Dövmelediniz tüm iletilerimi, ben, eksiklerinizin vitrini


Fırçalarıyla şairler geldi sonra, yalan mağara resimleri, arzuları üzerime; doğanın onlara hala ne dikte edebileceğinin ayırdına varmak adına, küllerimin içinde yuvarlanan şairler


ah tanrım! egzotizm!


Çiğneyerek yürüdüm uzun bir tümceyi
oysa iki atım vardı yalnızca, kurdelelerim, bir giysim, bir de anıların vardı bende


Ve zaten çokça nesnesi vardı kentinizin, ve unutmak benim olsun istiyordunuz

Tükenmiş çınlamasını duyuyorum tüm sefertaslarımın

Tüm ezilmişleri, gürültüsüz

Ne ki yoktur arzunun kıkırdağı kemikle kas arasında

Nakillerinizin hiçbiri almayacak

Ama neden inanırsınız kalkan olmuş sözcüklerin öldürdüğüne beni?

Yerrrrrryüzünün yüzüne yüzüne anlattıklarım,

Ağlamaklı ellerimde onlarca sözcük, ama sözcüksüz haddinden fazla aralığı beni sonsuza kadar gelgitte bırakanın, susuz deniz kabuğu, duymak gürültüsünü denizin, kulak kabartmak boş deniz kabuğuna,


Bir topak aşk, kendini parçalayan suretsiz bir ses, hitap ederlerdi bana, bir surete gerek bile duymadan. Lakin sesini benden uzak tutmak neden?


&


MAISON 1


J n’ai pas vos maisons,

ni vos châteaux,

J ne répete rien,

même quand j redis vos phrases pour moi, mais rien en moi n’est redevenu ce qui était,

qui peut en dire autant ?

On devrait abandonner tout le monde, vous flanquer de murs de pierres


Et toute la ville a plongé les mains en moi pour se retrouver, ne croyant qu’en les racines,

Vous m’avez tatoué tous les messages, suis devenu la vitrine de vos manques


Puis sont venus les poètes badigeonnant, faussement rupestres, leurs envies sur moi ; se roulant dans mes cendres pour apercevoir ce que la nature pourrait encore leur dicter,


bon dieu, l’exotisme !


ai marché en mastiquant une longue phrase,

mais n’avais que deux chevaux et des rubans, un habit, leur souvenir

et déjà votre ville avait trop d’objets et déjà vous vouliez les oublier à moi

entends tinter l’éteint de toutes mes gamelles vides,

tout ce qui s’est cabossé sans le bruit

Mais entre l’os et le muscle il n’y a pas le cartilage du désir,

Aucune de vos greffes ne prendra

Mais pourquoi croyez-vous que vos mots boucliers m’ont tué ?

ceux que  ai récités face contre terrrrrr,

une dizaine de mots dans mes mains en pleurs, mais la

béance sans mots de celui qui


se retirait me laissant éternellement a marée basse, coquillage sans eaux, entendre le bruit de la mer, faire oreille pour ma coquille vide


Motte d’amour, une voix sans visage qui s’est arrachée, on s’adressait à moi, même pas besoin de visage. Mais pourquoi m’avoir ôté sa voix ?