top of page


ÖTEKİLER


Aynı güneşin altında diri diri yananlar

Biblolar ve boyun eğenler aynı güneşin altında

Güç bela kulak veriyorlar

Tükürükleri güneşte kurumuş,

dilleri gevşek, coğrafi, gülünç

aksanları tatlı kaşığıyla yenilesi

Elleri ceplerinde titriyor

Hesaplıyorlar, çabuk yapıyorlar bunu çünkü

her köşede

Arap onlar:

Hangi menü susturabilir midemi

kesemi çığlık çığlığa bırakmadan?

Yazık olurdu rahatsız etmek

hanımefendiyi,

soygununu hanımefendinin,

hâlâ biraz olduğum şeye

hanımefendinin aşkını.


&


LES AUTRES


Les brûlés vifs sous le même soleil

Les bibelots et les serviles sous le même soleil

À peine écoutent

Leur salive a séché sous le soleil,

leur langue est molle, géographique, rigolote

leur accent à manger à la petite cuillère

Leurs mains tremblent dans leurs poches

Ils calculent – ils font ça vite car dans tous les coins ils sont

arabes :

Quel menu peut-il faire taire mon estomac

Sans faire hurler mes finances ?

Ce serait dommage de déranger madame,

Le vol de madame,

L’amour de madame pour ce que je suis encore un peu




Commentaire

Merci pour votre message!

© 2026 Le Dactylo Méditerranéen

bottom of page